İLÜMİNATİ

2013-07-06 11:35:00
İLÜMİNATİ |  görsel 1
İLÜMİNATİ |  görsel 2
                           YAHUDİ KÜRESEL GÜÇ VE BAŞBAKAN Haşa, âlemlerin Rabbi olan Allah ile “küstahça” bir yarışa girmişlerdi! Mademki yüce yaratıcı her şeyden haberdardı, O’ na karşı verilecek savaşta onlar da bilmeliydi.

 

Rukofil ve Roşild farklı güçlere, lakin aynı ideallere sahip iki ortak “Tanrıydı”.

    “Yarattıkları” dünyayı inşa ettikleri krallığı birlikte yönetiyorlardı. Yerin altındakileri, üstündekileri her şeyi, herkesi onlar idare ediyordu. Yaklaşık yedi milyar insan ne konuşuyor biliyorlardı. Yediklerini, giydiklerini, hastalıklarını, kullandıkları ilaçları, borçlarını, alacaklarını, zaaflarını…

Her şeyi!

Bildikçe, öğrendikçe daha da güçleniyorlardı. Yüce yaratıcıdan “rol çalmak” gibi şeytanı planları vardı. Her şeyi bilmek için köleleştirmek gerekiyordu. Bilmek için de “izlemek…”  Milyarlarca insana, bilgileri dışında birer “izleyici” yerleştirmeyi başardılar.

Haşa, âlemlerin Rabbi olan Allah ile “küstahça” bir yarışa girmişlerdi! Mademki yüce yaratıcı her şeyden haberdardı, O’ na karşı verilecek savaşta onlar da bilmeliydi.

Oturdukları bu yuvarlak masanın etrafında yıllarca “şeytanlarla” birlikte tartışıp, bunu nasıl başarabileceklerini düşünmüşlerdi.

Nihayet buldular da! Önce “yeni bir dünya” inşa ettiler. Sonra bu yenidünyanın kapılarını ardına kadar açıp, insanoğlunu içeri buyur ettiler. Herkese bir kredi kartı, cep telefonu, bilgisayar verdiler. Milyarlarca insanı küçücük bir “vadiye” toplamayı başardılar. Herkese de bu vadi içinde bir adres verdiler. Koca dünyayı bir küçücük vadiye hapsettiler.

İstinasız herkes, bu vadiye girebilmek, girdiğinde de kalabilmek için savaştı. Bu vadi yalancı bir “cennetti”.

Yaratma usulünü değiştirip, genlerle oynadılar. “Lezzetli zehirler” üretip, panzehirlerini dağıttılar. Vadi halkı önce bu lezzetli zehirlere, ardından da panzehirlere hücum ettiler.

Bu yalancı cennette kötü olan her şey “sevap” , iyi olan her şey “günah” tı.

Herkese dair her şeyden haberdar oldular. Ürettikleri akıllı oyuncaklarla milyarlarca parmak izini, retina bilgisini toplamayı başardılar. Büyük tepegözler yapıp, her şeyi gözetlediler.

Firavun ’un büyücüleri çıkıp gelse, bunların büyücülerine şapka çıkarırdı. Zira istedikleri her şeyi gerçek gibi göstermeyi başarmışlardı. Medya araçları göz boyamakta hayli mahirdi.

Lakin inşa ettikleri yalancı cennette bir gün, “günahkâr” bir adam peydahlandı. Ve günahkâr adam, yalancı cennette kendisi gibi milyonlarca günahkârı peşine taktı.

Tapınak o günahkârı bu yalancı cennetten kovamadığı gibi, yok etmeyi de başaramamıştı.

Rukafil, Roşild’in gözlerinin içine bakarak sordu;

“Adama diz çöktürdüler. Özür dilettiler. Paçavraya çevirdiler. Tüm dünyaya rezil ettiler bu oyuna nasıl geldik?

Turgay Güler:  Sır Küpü Roman’ından…

 

 

 

172
0
0
Yorum Yaz